Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan, ...'nın iddianamenin "A, C, D" bentlerinde yer alan görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmadığından bu suçlardan açlan kamu davalarında, keza sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ...'in de kamu davasında katılma haklarının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, adı geçenler vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, şikayetçi S. S. Derinkuyu Birlik Konut Yapı Kooperatifinin görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarının zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, kovuşturma aşamasında katılma hususunda kooperatif adına temsilcisinin beyanı tespit edilmemiş ise de temyiz dilekçesinin katılma iradesini ortaya koyduğu da gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince ...'in kooperatif adına kamu davasına katılması ile zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, diğer yandan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığı ve bir kısım sanıklar müdafiinin, katılanlar vekillerinin ve katılan S. S. Derinkuyu Birlik Konut Yapı Kooperatifini temsilen ...'in itirazlarının Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek reddine karar verildiği de gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ...'nın iddianamenin "B" bendinde yer alan olayla ilgili olarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ... temsilcisinin ise görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında iddianamenin "C ve "D" bentlerinde belirtilen olaylarla ilgili görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmadığı halde 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine aykırı olarak söz konusu suçtan beraat kararları verilmesi hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde kabul edilmiştir.
1-İddianamenin "A" bendinde belirtilen olayla ilgili sanıklardan ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, "B" bendinde belirtilen olayla ilgili ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, "C" bendinde belirtilen olayla ilgili ... hakkında görevi kötüye kullanma, "D" bendinde belirtilen olayla ilgili ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan ...'e isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın görevden ayrıldığı ve suç tarihi olarak kabulü gereken 27.10.2007 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, sanıklardan ...'a iddianamenin "A ve B" bentleri ile ..., ... ve ...'e iddianamenin "B" bendinde isnat edilen görevi kötüye kullanma suçlarının kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.04.2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, sanıklardan ...'a iddianamenin "C ve D" bentleri ile ... ve ...'ya "D" bendinde isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde düzenlenen denetim görevinin ihmali suçunu oluşturabileceği ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.04.2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında iddianamenin "C" ve "D" bentlerinde belirtilen olaylarla ilgili zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde ... yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıklar ..., ... ve ... haklarında, kooperatifteki kat farklarına ait toplanan paralardan artan 191.000 TL ile kooperatife dair toplanan paralardan harcama yapıldığına dair belge ibraz edilemeyen 1.537.876,50 TL'yi zimmetlerine geçirdiklerinden bahisle haklarında açılan kamu davalarında beraat hükümleri kurulmuş ise de;
maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, sanıklar müdafiinin ödemesi yapıldığı halde fatura düzenlenmediği gerekçesiyle noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini belirtip savunma ekinde sunduğu ve bilirkişilerce de protesto edildiği belirtilerek gider kısmından düşümü yapılan 435.000 TL bedelli işlerle ilgili olarak, ihtarnamelerden sonra fatura düzenlenip düzenlenmediği ile gerçekten bu işlerin yapılıp yapılmadığının ihtarname gönderilen firma yetkililerinin veya olay hakkında bilgisi olan şahısların da tanık olarak dinlenmesi suretiyle belirlenmesi, sanıkların yönetimde bulunduğu dönemde kooperatife ait inşaatta hangi işlerin yapıldığının, kooperatif işlerinin kimler tarafından yürütüldüğünün gerekirse tarafların bildireceği tanık beyanları da alınarak ve var ise sanıkların yönetimi bıraktıkları dönemde hukuk mahkemelerinde yapılmış tespitlere ilişkin dosyalar, kooperatif inşaatlarına ait plan, proje, metraj cetvelleri, hak ediş raporları temin edilmek suretiyle inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılıp suç tarihleri itibarıyla inşaatların fiziki gerçekleşme oranları, proje ile yapılan işlerle proje harici işlerin belirlenmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin saptanması sonrasında sanıkların fiili olarak görev yaptıkları dönemde kayıt dışı bırakılanlar da dahil olmak üzere kooperatifin sağladığı tüm gelirler, inşaatlar için yapılanlar dahil tüm giderler, göreve başladıkları ve bıraktıkları tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilecek rapordaki tespitler ve dosyaya sunulan faturalar ve gider pusulalarına ilişkin ödemeler ile ödemesi yapıldığı halde faturası alınamadığı iddia edilen işlerle ilgili ödemelerin gerçekte yapılıp yapılmadığı da irdelenmek suretiyle kooperatifin tüm giderlerinin belirlenip karşılaştırılmasından, suç tarihlerinde kooperatifin parasal işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü, her bir isnat yönünden savunmalarda ileri sürülen hususlar ayrı ayrı nazara alınmak, dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklardan ...'ün hükümden sonra 30.11.2021, ...'ın ise 25.04.2022 tarihlerinde vefat ettikleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılanlardan Hazine ve ... vekilleri ile katılan ... temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.