Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesi de nazara alındığında sanıklara isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre 8 yıllık olağan, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan Aralık 2007 tarihi ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin durma süreleri eklendiğinde dahi gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2021/5584 - K. 2024/7077
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/5584 |
| Karar No | 2024/7077 |
| Karar Tarihi | 11.06.2024 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat