SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, ruhsatsız ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurması

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2016 tarihli ve 2016/376 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına,
Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; atılı suçlarla ilgili olarak samimi ikrarda bulunmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğun ilişkindir.

1.Avcılar polis merkezi mıntıkasından 12.04.2016 tarihinde çalınan ... şasi numaralı Ford Mondeo marka 34 YYF ... gerçek plakalı aracın 34 TK ... sayılı plakalar takılı vaziyette polis tarafından Sancaktepe mıntıkasında el koyulan aracın yediemine teslimi için güvenliğinin alındığı esnada arabaya binerek çalıştırmaya çalıştığı sırada yakalanan sanığın üstünden üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile 3 adet 9 mm çapında fişek ele geçirilmiştir.

2.Sanığın üzerinden ele geçirilen sürücü belgesi üzerinde İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesi düzenlenen 20.05.2016 tarihli 2168 sayılı uzmanlık raporunda A2-B sınıfı “AC-677163” seri nolu ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatıcılık niteliğine sahip olduğu; 3 adet fişeğin ise 9 mm çaplı parabellum tipi olup çapına ve tipine uygun silahlarda kullanılmak üzere imal edildiğinin, 2 tanesinin atışa tabi tutulduğunda fişeklerin patladığının, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz fişeklerden olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.

3.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamaları ikrar etmiştir.

4.Sanığın atılı eylemler sebebiyle 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ve mahkeme tarafından oluşun iddia gibi olduğu kabulü ile sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Resmi belgede sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Ancak; sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2010 tarihli ve 2005/636 Esas, 2010/509 Karar sayılı ilamının Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/1194 Esas, 2017/5186 Karar sayılı kararı ile 04.05.2017 tarihinde bozulması gerekçesiyle bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmış, sanığın adli sicil kaydına göre 21.04.2014 tarihinde infaz edilen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2007 tarihli ve 2006/368 Esas, 2007/68 Karar sayılı kararı ile 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Ruhsatsız Ateşli Silahlara Ait Mermilerin Pek Az Sayıda Bulundurması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca önödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi belgede sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.07.2016 tarihli ve 2016/376 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür uygulamasına ilişkin "Sanığın adli sicil kaydında bulunan İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2010 tarihli ve 2005/636 Esas, 2010/509 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle tekerrür koşulları oluşan" ibaresinin çıkarılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında bulunan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2007 tarihli ve 2006/368 Esas, 2007/68 Karar sayılı kararı ile 6 ay hapis cezası cezası nedeniyle tekerrür koşulları oluşan" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Ruhsatsız Ateşli Silahlara Ait Mermilerin Pek Az Sayıda Bulundurması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2016 tarihli ve 2016/376 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, ruhsatsız ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurması suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.