Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki eylemi nedeniyle yargılandığı Dairemizin 2019/4395 Esasında temyiz incelemesi yapılarak mahkemesine gönderildiği tespit edilen ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/03/2015 tarihli, 2009/1020 Esas ve 2015/129 Karar sayılı dava dosyası ile yine sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmiş kesinleşen ve derdest kamu davalarının bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 22/04/2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nin “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, UYAP üzerinden sanığın kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri ile halen derdest olduğu belirlenen benzer nitelikteki tüm diğer davaları getirtilip, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçları oluşturacağı, resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında kesinleşen hükümler bulunduğu göz önünde tutularak, sonradan sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerekeceği dikkate alınarak, kesinleşen ve yargılaması devam eden ilgili dava dosyalarının incelenip, yargılaması devam eden dava dosyasının mümkünse bu dava ile birleştirilmesi, diğer davalar yönünden de, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulmasından sonra tüm dosyalar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda sanık hakkında 4. kez resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-Sanığın, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/05/2012 tarihli, 2010/293 Esas ve 2012/1363 Karar sayılı dava dosyasında sahte resmi belgeyi kullanmak suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen diğer sanıklara sahte olarak düzenlenen sürücü belgelerini verdiği ve bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; sanık ... yönünden suç tarihinin suça konu sahte sürücü belgelerinin temin edilme tarihi olduğu, dosyadaki bilgiler ve adlarına sahte sürücü belgesi düzenlenen kişilerin ifadelerinden bu tarihin yaklaşık olarak 2009 yılı Ocak ayı olduğunun ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/07/2009 tarihli, 2008/1594 Esas ve 2009/881 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin ise 15/09/2009 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında; suç tarihinin denetime olanak verecek şekilde tespit edilmesi ile sanığın kimlik bilgilerine uygun güncel adli sicil kaydının dosya içine alınıp incelenerek sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.