Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında katılanın yan tarafından tutarak iki eliyle birlikte onu kavrayıp "Seviyom kızım seviyom varmı işte" diyerek katılana sarıldığı, bu esnada her ikisinin birlikte yere düştüğü, akabinde sanığın katılanı öpmek istediği, ancak katılanın direndiğinden bahisle sanığın cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/822 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

A.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği

Yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verildiğinden bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.