Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 11.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... Otomotiv Tic.İth.İhr.Ltd.Şti. vekili Av.... ... ... ile karşı taraftan davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili Av.Alparslan Bilgin geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:

1-Dava haksız fiil bir başka deyişle kaçak kuyu suyu kullanma nedeniyle tahakkuk ettiren atık su bedeli kadar borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
ASKİ Genel Müdürlüğünce yayınlanan “Tarifeler Yönetmeliği”nin 23. maddesi hükmünde, su abonesi olmayan fakat kanalizasyondan yararlanan işyerleri su tüketip kirleteceklerinden atık su bedeline esas olarak; işyerinde çalışan insan sayısı ve işyerinin özellikleri ile emsal işyerlerinin su tüketimleri dikkate alınarak tüketecekleri su miktarı bulunarak, yürürlükteki tarifeye göre tahakkuk ve tahsilatı yapılacağı, 55. maddesinin (a) bendinde, kaçak su kullanan işyeri veya sanayi ise süre bakımından yukarıdaki esasa göre 44. maddeye göre saptanacak ortalama aylık tüketimin saptama tarihindeki işyeri tarifesinin üç katı cezası ile birlikte tahsil edileceği, bu maddenin yollamada bulunduğu 44. madde hükmünde de, güvence bedelinin hesaplanmasına esas su bedelinin, işyerinin ve sanayinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı ve üretimde suyun rolü dikkate alınarak, Büyük Ankara İçme Kullanma ve Endüstri suyu Projesi’nin kabul ettiği kişi başına su tüketim miktarı baz alınarak su tüketileceği varsayılarak belirleneceği açıklanmıştır.
Ayrıca, HUMK'un 275 maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacının oto alım-satım, tamir ve bakımı olarak faaliyette bulunduğu işyerinin oto yıkama ve kaporta boya servisinin iki tuvaletinde abonesiz olarak kuyu suyu kullandığı gerekçesiyle tutanak düzenlendiği, yargılama sırasında bilgisine başvurulan hukukçu bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Rapor düzenleyen bilirkişi davanın konusunu oluşturan atık su bedeli hesabı konusunda uzman olmadığından, bilirkişi olarak dinlenemez. Kaçak su bedelinin yukarıda açıklanan yönetmelikte açıklanan yönteme göre, kaçak su kullanan birimin türüne, niteliklerine ve çalışan kişi sayısına göre belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece keşif yapılmış olmasına rağmen, işyerinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı ve üretimde suyun rolü, emsal işyeri tüketimleri, günde kaç aracın yıkandığı veya yıkanabileceği araştırılmamış, davacının aylık 100 metreküp su üzerinden yaptığı tahakkukun rayice uygun olduğu gerekçesiyle, sadece bu miktarı esas alarak, diğer hususlar araştırılmadan, yönetmelik hükümlerine aykırı biçimde hesap yapan yetersiz bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece davalıya ait işyeri kayıtları incelenerek ve emsal karşılaştırması da yapılarak işyerinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı, işyeri faaliyetinin yürütülmesindeki suyun rolü gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle işyerinde yıkama işinde kullanılacak aylık ortalama su ve atık su miktarı ve bulunacak atık su miktarına göre de davacıdan istenebilecek atık su bedelinin hesaplanması konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı şirketin temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.