Hükümlülük, erteleme ve müsadere

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
Somut olayda da; Adli sicil kaydında yer alan kayıtların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları içerdiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal engel oluşturmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılıp uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın diğer kişiselleştirilmesi konularında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ''önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden ve suç işleme eğiliminden'' bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.