SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/69 Esas 2016/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi,62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesi ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olması sebebiyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Sanığın, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... isimli kişiden, ticari ilişkisi neticesi aldığını ileri sürdüğü keşidecisi müşteki ...'ın ortağı ve yetkilisi olduğu, ... Akaryakıt Nakliyat inşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi olarak gözüken,11.05.2014 keşide tarihli,Anadolubank Biga-Çanakkale Şubesi'ne ait gibi düzenlenen, 8.640,00 TL bedelli yasal unsurları haiz sahte çeki ticari ilişkisi sebebiyle ciro yoluyla hakkında kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına kararı verilen ...'e vermesi akabinde, sırasıyla haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilen çekin arka yüzdeki cirantalara ciro yoluyla geçmesi ve son ciranta Latif tarafından müşteki bankaya sunulması şeklindeki eylemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında oluşu tevil yollu ikrar etmiştir.
3.Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; sanığın davaya konu çeki açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... isimli şahıstan alarak, soruşturma aşamasındaki ilk savunmasında borcuna karşılık ikinci ciranta ...'e cirolayarak verdiği yönündeki beyanını değiştererek, açık adresini bilmediği ... ... isimli kişiye verdiği ve ...'ün 11.02.2015 tarihli ilk savunmasında suça konu çeki sanıktan aldığına dair savunmasının aksine 07.09.2015 tarihli ikinci ifadesinde önceki ifadesini değiştirerek davaya konu çeki ... ... isimli kişiden ticari ilişkisi karşılığında alıp ...'e verdiği yönündeki savunmalarına; sanık ve ...'ün ilk ifadeleri ile ...'in 30.01.2015 tarihli ifadeslerine "çeki ...'ten aldığı, ...'ün kendisine bu çeki komşusu elektrikçi olan sanıktan aldığını söylediği" yönündeki beyanları karşısında itibar edilmeyerek,sanık savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabulü ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülmekle hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.