Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 11.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... ve ... vekili Av.... ile karşı taraftan ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklıktan kaynaklandığı iddia edilen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacılar, malvarlıklarını ve emeklerini birleştirerek davalı ile adi ortaklık kurduklarını, ortaklık işleri hususunda anlaşamadıklarını öne sürerek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taraflar arasında herhangi bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında usulüne uygun olarak tanzim edilmiş, tarafların imzalarını içerir yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Dosya içeriği, davacıların iddiası, davalının savunması ve diğer deliller mahkemece bir bütün halinde değerlendirilerek, taraflar arasında BK’nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak, mahkemece işin esasına girilmesi, öncelikle tarafların delilleri toplanıp dosya kapsamı ile bir bütün halinde değerlendirilmesi, taraflar arasında BK.nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.