Dosyada mevcut 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan 05/04/2011 tarih, İST.G.RODK-4/162-1 sayılı mütalaanın 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan sanık ... hakkında verildiği, sanıklar ... ve ... hakkında ise şirketi temsil yetkileri olmadığından fiil ile fail arasında bir bağlantı bulunmadığının mütalaa edildiğinin anlaşılması karşısında;
Sanıklar ... ve ... hakkında 213 sayılı Yasa'nın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın verilmediğinin belirtildiği gözetilmeden, davaya devamla beraat hükmü kurulması yasaya aykırı,
Sanık ... yönünden ise yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanun'daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 15/09/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından,
Katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının ise dava şartı olan mütalaanın bulunmaması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, CMK'nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 22.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.