Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün sanık cezaevinde olmasına rağmen sanığa usule aykırı olarak Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi ve yine hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2,5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmemesi nedeniyle sanıklar müdafiin 25/07/2007 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanık hakkında 15.06.2006 tarihinde verilen mahkûmiyet kararından sonra, inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı ve 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8/1 madde hükmü uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2011/2496 - K. 2011/2145
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2011/2496 |
| Karar No | 2011/2145 |
| Karar Tarihi | 27.09.2011 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"