HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istekelrinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2012 tarihli ve 2012/5549 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2012 tarihli ve 2012/825 Esas, 2012/1190 Karar sayılı kararı ile iddiaya konu eylemlerin Türk Ceza Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasında f bendinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiştir
3. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli, 2014/15 Esas, 2014/492 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın bozulmasına, ilişkindir.
1. Sanık ...'in kendisini ... olarak tanıtarak www.sahibinden.com adlı internet sitesine araç satışı için ilan verdiği, şikayetçinin müşteri olduğu, sanığın araç plakasını hasar sorgusu yönünden yanlış verdiği, müştekinin aracın tesliminden sonra aracın plakasının başka ve hasarlı bir araca ait olduğunu öğrendiği ve değiştirmek istediği, müştekinin sanık ...'e teslimat sırasında da araç bedeli olarak 18.885,00 TL para verdiği, sanıkların daha sonra arabayı alarak kaçtıkları bu suretle haksız menfaat temin ettiği yönünde üzerlerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık ... savunmasında; suça konu olduğu iddia edilen aracın trafikte adına kayıtlı olduğunu, satış vermek amacıyla gittiğini ancak müştekinin paranın kalan kısmını ödemediği için satış veremediklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Sanık ... savunmasında aracın satışı için 26.000,00 TL ye anlaştıklarını ancak şikayetçinin parayı tamamlamadığını bunun üzerine parasını iade ettiğini ancak parayı teslim ettiğine dair belge almadığını ve aracı aldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Tanıklar B.Y., Ş.Ş. ve Y.Ş., müştekinin anlatımını doğrulamıştır.
5. Mahkemece sanıkların savunmaları, müştekinin beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında sübut bulan nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, hakkında verilen beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın sanığa yüz yüze görüşme sırasında araç bedelini ödediği anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, hakkında verilen beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yarar bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli, 2014/15 Esas, 2014/492 Kara sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.