Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiğinden beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişindir.

1.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde lehine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiş olup, dosya içeriğine göre müdafiinin Mahkemenin istemi üzerine baro tarafından tayin edilip, mevcut haliyle sanıkla arasında vekalet ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, beraat eden sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.