İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manavgat 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2019 tarih ve 2019/122 Esas, 2019/195 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarında beraat kararı verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; olayın oluş şekli, sanığın sözleri söylediği ortam ve zamanı, sanığın tavırları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sözlerin katılanı küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın iş yerine haciz işlemi için gelen icra memuruna hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince; sanığın sözlerinin katılanın ..., ... ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmadığı ve yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun kabulüyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükümde suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin değerlendirmenin hukuka uygun olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.

Sanık hakkında Yerel Mahkemece beraat kararı verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; Yerel Mahkemenin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğunun belirtilmesi karşısında gerekçe kısmında "beraat kararı hukuka uygun bulunduğundan" ifadesi yerine "mahkumiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan" ibaresinin yazılmasının mahallinde düzeltilir maddi hata olduğu belirlenmiştir.

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.