Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2013/208 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 103/1-a, 103/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yokusnluklarına karar vermiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdureye ait raporda hymende 6-9 hizasında yırtık olduğunu bildirmesine rağmen eski ya da yeni yırtık olduğunun tespit edilemediğine, sanığın mağdureye karşı cinsel saldırı suçunu işlemediğine, şikayetçi ...'ın beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, sanığın yargılamanın aşamalarındaki ifadelerinin tutarlı olduğuna, mağdurenin sanığın kendisini tek başına bırakmadığı için yanağından öpmesinin cinsel suç oluşturmadığına, tanık ...'nın beyanının öğretilmiş olmadığına, tanık ...'ın beyanlarının lehlerine olduğuna, mağdurenin kimlik kartının sanığın üzerinden çıkmasının suç delili oluşturmayacağına, Adli Tıp Kurumu raporunda eski ya da yeni yırtık olmadığının belirtildiğine, bu hususun iddialarını doğruladığına, verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2013/208 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.06.2024 tarihinde karar verildi.