SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.03.2010 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, sanık ... hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarih ve 2018/1319 Esas, 2019/1614 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerinin kaldırılmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 110 uncu maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendleri, 39 uncu maddesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 110 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Katılanlar Gürhan ve ... vekilinin temyiz sebepleri; hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğine, cezada indirim yapılmaması gerektiğine, dosya içeriğine, hakkaniyete ve yasal düzenlemelere açıkça aykırı karar verildiğine, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçun faili olmadığı gibi yardım eden sıfatıyla da hareket etmediğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine açıkça aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; takdiri indirim uygulanmadan fazla ceza tayin edildiğine, hürriyeti kısıtlama suçunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, sanık ... ile mağdurlar ... ve ...' in babası olan katılan ... arasında alacak verecek meselesi olduğu, sanık ...' un diğer sanıklar ... ve... ile birlikte bir plan yaparak sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araçla, katılan ...' ın evine gittikleri, sanık ...'ın arabada beklediği, öncelikle sanık ...'in, katılanın evine gidip kendisini anketör olarak tanıtıp mağdurlara anket yapma bahanesiyle eve girdiği, evde mağdurlar ..., ... ile birlikte evin çalışanı olan mağdur ...' in de bulunduğu, mağdurların evden çıkacaklarını söylemeleri üzerine sanık ...'in diğer sanıklara haber verdiği, sanıklar ... ve ...' in eve geldikleri, zorla içeri girdikleri, kapıyı kilitledikleri ve sanıkların silah tehdidi altında mağdurların hürriyetini kısıtladıkları, mağdurların bağırması ve direnmesi ile mağdur ...'in bir fırsatını bulup evden çıkması üzerine sanıkların evden ayrılarak sanık ...'ın aracına binip olay yerinden kaçtıkları iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; "...sanıklar ..., ... ve ...'ün fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müştekinin evine hile ve cebir ile girerek birden fazla kişi ile konut dokunulmazlığını bozma suçunu ayrıca müşteki ... ve yaşı küçük mağdurlar ... ve ...'ı cebirle,birden fazla kişi ile,silahla hürriyetlerinden yoksun kılma suçunu işledikleri, sanık ...'in eyleminin yardım olmayıp asli maddi fail olarak eyleme iştirak olarak nitelendiği, sanıkların kaçamaklı savunmaları, müşteki beyanları ve dosya kapsamından anlaşılmakla müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık ...'ün diğer sanıkların eylemlerini bilerek suça iştirak ettiği, ancak eyleminin sadece sanıkları araba ile olay yerine götürüp olay sonrasında evin önünden alarak kaçırma görevini üstlenmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda eyleminin yardım niteliği şeklinde oluştuğu..." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince;"...Sanıklar ..., ...ve ...'un konut dokunulmazlığını ihlal ederek girdikleri evde çıkmalarını istemesi üzerine gitmeyerek ve bunun üzerine evden ayrılmaya çalışan ..., ... ve Zeynep'i evden çıkmalarına izin vermeyip ayrıca silah tehdidiyle evde tutmaya devam ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair ilk derece mahkemesinin hukuki nitelendirilmesinin yerinde olduğu, ancak sanıkların bu eylemi birden fazla kişiyle ve silahla işledikleri ve bu nedenle eylemlerinde birden fazla nitelikli hal gerçekleştiğinden cezalarının teşditli olarak belirlenmesi dosya kapsamına uygun ise de, ilk derece mahkemesince temel cezanın 5 yıl olarak belirlenmesinde teşdit miktarının fazla olduğu Dairemizce değerlendirilmekle, ayrıca sanıkların evde bulundukları sırada mağdur ... ile katılanlar ... ve ...'in şahsına zarar vermeksizin evden çıktıkları, bu nedenle TCK 110/1.maddesinin uygulama şartlarının sanıklar lehine oluştuğu kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesinin kararı CMK 280/2.maddesi uyarınca kaldırılarak,...
...Her ne kadar sanık ... diğer sanıkların eylemlerinden haberi olmadığını, ...'u çalıştığı otelde müşteri olması sebebiyle tanıdığını gerek ...'un rica etmesi, gerekse otel sahibinin söylemesi üzerine götürdüğünü beyan etmiş ise de, sadece götürmekle kalmayıp evden çıkmaları için beklediği, ayrıca ......(.....) .....,'ın beyanları da dikkate alındığında eylemin planlaması safhasında da yer aldığı, bu nedenle sanıkları olay yerine götürmeleri dışında olaydan sonra oradan alıp uzaklaşmak için dışarıda araçta beklediği ve bu şekilde diğer sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığı Dairemizce de kabul edilmekle ilk derece mahkemesinin Tarkan bakımından yaptığı hukuki nitelendirme yerinde bulunmakla beraber yukarıda ayrıntıları belirtildiği üzere bu sanık hakkında da ilk derece mahkemesince temel cezanın teşditli verilmesi yerinde olmakla birlikte teşdit miktarının fazla olduğu düşünülmekle ve bu sanık bakımından da TCK 110/1.maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varıldığından CMK 280/2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı
kaldırılarak...." şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesinin sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmiş ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen karara ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz istemi olmadığından, sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
A. Katılanlar Gürhan ve ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur anlatımları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin, hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğine, cezada indirim yapılmaması gerektiğine, dosya içeriğine, hakkaniyete ve yasal düzenlemelere açıkça aykırı karar verildiğine, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdurların aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçun faili olmadığı gibi yardım eden sıfatıyla da hareket etmediğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine açıkça aykırı karar verildiğine, sanık ... müdafiinin, hürriyeti kısıtlama suçunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkemesince lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.10.2019 tarih ve 2018/1319 Esas, 2019/1614 Karar sayılı kararında, katılanlar Gürhan ve ... vekili ile sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.
...