İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.09.2018 tarih, 2016/470 Esas, 2018/412 sayılı Kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; katılanların beyanları dışında dosya kapsamında delil bulunmadığına, mahkemece hangi gerekçeyle katılanların beyanının güvenilir olduğu ve hangi nedenle üstün tutulduğunun ortaya konulmadığına, müvekkilinin darp edildiğine, hakkındaki rapor esas alınarak haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay günü, Asayiş Büro Amirliğinde polis olarak görev yapan katılanlar ... ile ...'un sanığın kullanımında olan araçla süratli bir şekilde seyir halinde olduğunu görmeleri üzerine, durumundan şüphelenilen aracın aynı cadde üzerinde bulunan BP petrol istasyonuna yakıt almak üzere durduğunda yanına giderek aracı ve şahsı sorgulamak maksadıyla kimlik ve ruhsat sorduklarında, sanığın katılanlara yönelik "Siz kim oluyorsunuz, o. çocukları, polisseniz polissiniz." diyerek hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanığın savunmaları ile katılanların aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, 26.05.2016 tarihli olay tutanağına ve katılanların aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, sabıka kaydı ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık göstermediğinden tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.