Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 4 Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli, 2012/619 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1214 Esas ve 2019/2511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi, suçun sübutuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, suç tarihinde, Aliağa ilçesinde inşaat işleriyle taşeron sıfatıyla uğraşan katılanın yanında binanın pencere kenarlarına söve yapması için anlaştığı, kurulan bu yakınlık nedeniyle, katılana Manisa Emanet Memurluğunun 2012/1261 sırasında kayıtlı bulunan bir adet 7,20 gram ağırlığında tuğralı reşat altını verip, 1000 adet temin edebileceğini, 300.000,00 TL vermesi halinde 120.000,00 TL'sini komisyon olarak alıp, geri kalanının katılana kalabileceğini söylediği, katılanın da elindeki numune altını bankaya sorup değerini öğrenmesi üzerine 300,000,00 TL parayı bankadan çektirip, sanığın çağırdığı yere gidip sanığa teslim ettiği, paraları alan sanığın ortadan kaybolduğu kabul edilerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın katılana bir adet gerçek reşat altını göstererek bunlardan 1000 adet temin edebileceğini söyleyerek kredi çekmesini sağladığı ve katılanın verdiği parayı alarak ortadan kaybolduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın ceza adaleti ve hakkaniyet çerçevesinde işlenen suçla orantılı olmadığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın temyize konu olan dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmıştır.
1. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1214 Esas ve 2019/2511 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.