Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşme hükümlerinin müvekkili tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ancak davalının ihale ifa aşamasında müvekkilinin istihkaklarından 5 puanlık haksız şekilde kesinti yaptığını,bu durumun 5510 Sayılı Kanun'un 81.maddesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek 3.035,34 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yaptığı kesintilerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; davalı kurumun yaptığı kesintinin sadece tebliğe dayandığı bu durumda açıkça yasaya aykırı olduğu, kesintinin 1.838,08 TL olduğu, davalıca yapılan kesintinin bu hükme aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen ek madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir. Davalı vekilince temyize konu yapılan 1.838,08 TL’lik kısım yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.