SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2014 Tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/368 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
2. Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f), 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 28.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1.Sanığın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Sanığın katılan ...'la Konya'da yaptığı ticari alışveriş nedeniyle keşidecisi katılan ... olan, 12.500 USD bedelli, 20.03.2007 keşide tarihli çeki katılana huzurunda ciro ederek ödeme vasıtası olarak verdiği, iş bu çekin katılanın 18.01.2002 tarihinde çaldırdığı çeklerden biri olduğunun belirlendiği, yaptırılan kriminal incelemede; çekte bulunan keşideci imzasının katılan ...'in eli ürünü olmadığının, çek arkasında bulunan "..." yazısı ve ciranta imzası ile sanığın yazı ve imzaları arasında benzerlikler bulunduğunun, ancak söz konusu yazılar ile ciranta imzalarının, tetkike konu yazıların sınırlı sayıda harf ve rakamlardan oluşması ve mukayese olarak gönderilen belgelerin tetkike konu belge içeriğine uygun olmaması sebebiyle sağlıklı bir kanaate ulaşılamadığının tespit olunduğu, sanığın savunmasında suça konu çekteki kendi adına olan imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bu şekilde sanığın mağdurla yaptığı ticari alışveriş karşılığında ödeme vasıtası olarak sahte çeki verdiği, mahkemece sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ön görülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıclık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2014 tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/368 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2014 tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/368 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.