HÜKÜMLER: Beraat

Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/937 Esas 2016/308 Ek Karar sayılı kararı ile müştekinin 29.03.2016 tarihli duruşmada suçtan doğrudan doğruya zarar görmediğinden davaya katılma talebinin reddine karar verilmiş olduğundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı olmadığından bahisle temyiz talebinin aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi kararının, inceleme merciinin 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle, hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında sanığa isnat olunan eylem nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'in 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan kurum vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/937 Esas 2016/308 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanıklar ... ve ... yönünden kurulan hükümler yönünden;

1. Mahkeme tarafından sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirtilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 29.03.2016 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Müşteki ... vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/937 Esas 2016/308 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/937 Esas 2016/308 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.