HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ...'in temyiz isteği, suçu işlediğine dair kesin delil olmadığına, beraati gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, araç müsaderesinin suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağına ilişkindir.

Sanık ... müdafiin temyiz isteği, suçun sanık tarafından işlendiğine dair kesin delil olmadığına, sanığın ağaç keserken yakalanmadığına, sanığın aracında emval yakalanmasına ve sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, aracın boş olarak yakalandığına, sanıkların araçtan emval attıklarına delil olmadığına ve sanığı beraati gerektiğine ilişkindir.

Suç tutanağına göre, olay tarihinde saat 01.00 sıralarında orman muhafaza memurları tarafından görülen ve daha önceden sürekli ihbar edilen minibüsün emval yüklü olduğu anlaşılarak takip edildiği, aracın arka kapısının açılarak odunların araçtan yola atıldığının görüldüğü, odunları boşaltan araçtan sanıklar ve 20 yaşlarında bir şahsın indiği, yola atılan emvallerin cinsine göre yapılan incelemede 124 nolu bölmede görülen talaşların yukarısında emvaller ile uyumlu köklerin tespit edildiği, yine aynı güzergâhta 11.02.2013 tarihli tutanağa konu 7 adet kayın ağacı kökünün tespit edildiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, olay günü evde olduğunu, ağaç kesmediğini beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında, olay günü orman muhafaza memurları tarafından durdurmak istediklerini ancak ağaç kesmediğini beyan etmiştir.

Tutanak tanığı, ..., sanıkların takip edilen araçta olduklarını, araç takip edilirken yola emval atıldığını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içinden yapacak nitelikteki ağaçların motorlu testereyle kesildiği, yediemindeki emvalin kaçak kesimlerle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda kesim yapılan yerin orman sayılan yerlerden olduğu yönünde görüş belirtilmiştir.

Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 21.03.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanık ...'in isnat edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğu belirtilmiştir.

Adlî Tıp Kurumu Samsun Adlî Tıp Şube Müdürlüğü'nün 24.05.2019 tarihli raporunda, sanık ...'in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu kanaati bildirilmiştir.

Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 09.03.2020 tarihli raporunda, sanık ...'in 14.02.2013 tarihinde Orman Kanunu'na muhalefet suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu kanaati bildirilmiştir.

Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi 17.06.2020 tarihli raporunda, sanık ...'in 14.02.2013 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu mütalaa edilmiştir.

Suç tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu, tanık beyanları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilip haklarında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Katılan lehine hükmedilen vekâlet ücreti tutarının kararda gösterilmemesi, isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (A) bendinin altıncı paragrafı ve (B) bendinin altıncı paragrafında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine" ibareleri hükümden çıkartılarak yerlerine ""...taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" ibarelerinin eklenmesi ve hükmün vekâlet ücretine ilişkin bendi çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan eşit oranda alınarak alınarak katılan ... İdaresi'ne verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.