Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 1964 yılında mazbut vakıflar arasına alınan ...Vakfı’nın 1965 yılı itibariyle ilamlı evlatları olduğunu, vakfa ait bir kısım taşınmazların ... Belediyesi’ne satıldığını ancak bu taşınmazların satış bedelinden davacılara galle ödemesi yapılmadığını, idarenin 24.10.2008 tarihli yazısında bu bedelin 91.268.231,30 Tlye ulaştığının bildirildiğini beyanla şimdilik 20.000 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacılardan...'nın dava tarihinden önce, davacı ...’nın ise yargılama sırasında öldüğünden bahisle bu davacılar yönünden davanın reddine; davacı ... yönünden 5.124,00 TL alacağın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine ... (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/3022 Esas, 2016/8750 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında özetle, "eski hukukumuza dayalı olarak kurulmuş bulunan vakıflar ve muhasebe konularında uzman bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davacı tarafın talep konusu ücreti almaya hak kazandığı Mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren son beş yıl içindeki tüm gelir, gider, kesin hesaplarına ilişkin belgelerin ...'nden getirtilmesi, davacı tarafın varsa göstereceği tüm kanıtların da toplanarak gerektiğinde bilirkişiye yetki verilerek ... ve tapu müdürlükleri gibi kurumlarda yerinde inceleme de yaptırılarak vakfın son beş yıl içindeki fiili malvarlığının yöntemince tespit edilmesinden sonra, ödeme yapılacak yıllara ilişkin kesin evlat sayısı ile her yıl için ödenmesi gereken toplam miktarın denetime elverişli biçimde tespit edilmesi; nüfus kayıtlarına göre ücrete hak kazanma, idareye zamanında başvurma, temerrüde düşürme, faiz başlangıcı ve zamanaşımı gibi konular için de ilgili mevzuatının emredici hükümleri dikkate alınarak varsa ödenecek payın belirlenmesinden sonra idarece yapılan ödemelerin de mahsubu dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılardan...'nın dava tarihinden önce, davacı ...’nın ise yargılama sırasında öldüğünden bahisle bu davacılar yönünden davanın reddine; yargılama sırasında ölen fakat mirasçılarınca davası takip edilen Bekir Sıdkı'nın mirasçıları yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.519,81 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacı ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına 16.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.