Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2013 tarih ve 2012/43-2013/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 6.757.000 toplam hissesi bulunan davalı şirketin 3.033.648 adet hissesine sahip ve şirket yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, davalı ...'ın hisse sahibi ve şirket yönetim kurulu başkanı ve diğer davalı ...'nin de hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin tescilinden sonra şirket payları bedellerinin tamamen ödendiğini, şirket ana sözleşmesinin 9. maddesinde "şirketin tescilinden sonra payların bedelleri tamamen ödenince hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak çıkartılacağının" kararlaştırılmış olduğunu, ancak madde metninde "hamiline" ibaresinin "ihmaline" şeklinde yer aldığını, yazım hatasını gerekçe gösteren davalının ihtara rağmen hamiline hisse senedi çıkarılması taleplerini reddettiğini ileri sürerek şirket hisselerinin hamiline yazılı senetlere bağlanarak davacı payına düşen hisselere ilişkin yazılı hisse senetlerinin davacıya teslim edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket ve davalı ..., davacı tarafın şirket yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, talebinin yönetim kurulu toplantılarında dile getirilmediğini, ana sözleşme 9. maddesinde "hamiline" ibaresinin yer almadığını, şirketin 30 yıldan bu yana gelen sürede defalarca sermayesinin tamamını ödeme durumuna geldiğini ve hissedarlardan hiç birinin bugüne kadar hisse senedi talebinde bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin olmadığını, öncelikle şirket içi mekanizmalara başvurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, davacının toplantılara katılmayarak şirket işleyişini kilitlediğini ileri sürerek olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı yapmak ve yeni yönetim ve denetim kurulu seçimlerini yapmak üzere müvekkiline yetki verilmesini karşı dava olarak talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca şirketin tescilinden sonra payların bedellerinin tamamen ödenince hisse senetlerinin "ihmaline" yazılı olarak çıkartılacağı hususunun ana sözleşmede yer aldığı, Ticaret Kanunu hükümlerine göre hisse senetlerinin hamiline veya nama yazılı olabileceği, amaca yönelik yorum ile ibarenin "hamiline" hisse senetleri şeklinde anlaşılması gerektiği, davacı tarafın şirket hisselerinin hamiline yazılı senetlere bağlanarak çıkarılması talebi açısından şirket organlarına müracaat etmeden huzurdaki davasının açılmış olmasının usule uygun bulunmadığı, aynı zamanda dava anı itibariyle sermayenin tam olarak ödenip ödenmediğinin de ispatlanamadığı, karşı dava açısından da şirketi genel kurul toplantısına çağırma amacıyla yönetim kuruluna müracaat etmeksizin dava açıldığı gerekçesiyle esas dava ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen karşı davanın şirkete karşı açılması gerekirken, şirket ortağı davacı-karşı davalı ...'ye karşı açılmasının mümkün bulunmamasına ve asıl davadaki talep uyarınca asıl davanın da şirkete karşı açılması gerekirken ayrıca gerçek kişi davalılara karşı da açılması doğru değil ise de, dava reddedilmiş olmakla, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan anılan hususun neticeye müessir bulunmadığı anlaşılmış, sonucu itibariyle doğru kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...'den alınmasına, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.