Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacılar, murisleri hayatta iken kendisine ait taşınmazının satılması için davalıya 13.3.2009 tarihli vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameye dayanarak 17.3.2009 tarihinde taşınmazı üçüncü kişiye satmış olmasına rağmen satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 8.000,00 TL’nin 13.3.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aynı taşınmazın diğer hissedarları tarafından davalıya verilmiş olan ibraname ve davalının 11.5.2010 tarihli celsedeki beyanı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, 6.000,00 TL’nin davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murislerine ait taşınmazın davalı tarafından vekaleten satıldığını, ancak satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, taşınmazın gerçek satış bedeli üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL’nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Dava, vekilin hesap verme yükümlülüğüne ilişkin olup, B.K.nun 390 ve 392. maddeleri gereğince vekil, vekalet görevini iyi bir surette ifa etmek ve yaptığı işin hesabını vermekle yükümlüdür. Bu cümleden olarak davalı vekil, dava konusu murise ait taşınmaz hissesinin, üçüncü kişiye satıldığı 17.3.2009 tarihindeki rayiç değerini davacılara ödemekle yükümlüdür. O halde mahkemece, murise ait taşınmaz hissesinin satış tarihindeki gerçek rayiç değeri, gerektiğinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilip, tespit 2011/4839-13163
edilecek bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, davacılar ve murislerinin imzasını taşımayan, dolayısıyla davacı tarafı bağlamayan, diğer hissedarlar tarafından verilen ibranamede belirtilen miktar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.