Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Aslı Sıdıka ... ile davacı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı kardeşinin ortak murisleri babalarının bankadaki hesabında bulunan paralardan tasarrufta bulunduğunu ve kendi hissesine düşen miktarı vermediğini, ayrıca ortak hesaptanda çektiği paralardan kendisine pay vermediğini, bu miktarların 1.942.109,25 dolar olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100.000 doların faiziyle birlikte tahsilini istemi, 26.9.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.942.109,25 dolara çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek ve ıslah talebide gözetilmek suretiyle 1.624.626.31 doların faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dosyanın davalısı ...'in Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/436 E. Sayılı davasında 9.12.2009 tarihli dava dilekçesi ile dava açarak, davalı ...'ın banka hesabından çektiği paranın 1/4 payını kendisine vermesi gerekirken vermediğini iddia ederek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 doların tahsilini istediği, mahkemece 16.3.2010 tarihli kararla davanın eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine ve davanın eldeki dava dosyası
2011/14338-13154
üzerinden yürütülmesine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek 24.5.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın davalısı ... vekilinin eldeki davanın 27.5.2010 tarihli karar duruşmasında bu hususu bildirdiği ve ancak mahkemece birleştirilen dosyanın dosya arasında alınmadan temyize konu kararın verildiği, ...l'in bunun üzerine Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat ederek dava dosyasının yeniden ele alınmasını talep ettiği ve ancak bu talebin mahkemece reddedilerek dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesininde dosyayı 2010/889 E. numarasına kaydettiği ancak 13.12.2010 tarihli kararla dosyanın Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verdiği ve kararın temyiz edilmeksizin 13.1.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki, Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin birleştirme kararı temyiz edilmeden 24.5.2010 tarihinde kesinleşmiş ve davalıda bu durumu 27.5.2010 tarihinde mahkemeye bildirmiş olup, mahkemece öncelikle Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası getirtilerek birleştirme kararınında kesinleştiği gözetilmek suretiyle her iki dosya birlikte ele alınarak birleşen dosya hakkında da yargılama yapılmak suretiyle karar verilmesi zorunludur. Aksinin kabulü birleştirme verilmek suretiyle esas numarası kapatılan dava dosyası hakkında herhangi bir karar verilememesi sonucunu doğurur ki bu durumun kabulü hukuken mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece birleşen dava dosyası da dosya içine alınmak ve her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamanın eldeki dava dosyasından yürütülmesine karar verilerek, birleşen dosya hakkında da yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 35.912.00 TL peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.