Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkmesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edimesi üzerine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalının ateşli silahla saldırması nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, bu eylemi nedeniyle davalı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/51 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, müvekkilinin yaralanmasına bağlı tedavisinin halen devam ettiğini, bu olay nedeniyle müvekkilinin çalışma gücünü kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1996 yılından beri evli olduğunu, davalının, müvekkilinin dava dışı eşi ... ile duygusal bir birliktelik yaşadığını, bu durumu öğrenen müvekkilinin bir anlık öfkeye kapılarak davacıyı yaraladığını, ancak hemen polise haber verdiğini, olay nedeniyle müvekkilinin pişman olduğunu, bu hususun ceza dosyası kapsamı ile de sabit olduğunu, davacının kendi kusuru ile yaralanmasına sebep olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş; karşı davada ise eşinden ve abisi olarak gördüğü davacıdan böyle bir davranış beklemediğini, davalının sorumsuz ve gayri ahlaki davranışları nedeniyle evliliğinin sona erdiğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, asıl davada, davalının davacıya karşı eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasında mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın onama üzerine
kesinleştiği, davalıya verilen cezada eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinden bahisle indirim yapıldığı, davalının eylemi nedeniyle davacının iş gücü kaybına uğradığı, davacının maluliyeti nedeniyle oluşan zararına yönelik alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 108.074,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karşı dava yönünden ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Karar karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı- karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı karşı davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Asıl dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava evlilik birliği devam ederken üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının maddi zararı 216.148,35 TL olarak tespit edilmiş ve bu miktardan haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmamıştır. Davacı vekili tarafından da ıslah dilekçesinde 216.148,00 TL maddi tazminat talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalının eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinden bahisle ceza mahkemesinde ½ oranında indirim yapıldığı, bu nedenle bilirkişi raporunda tespit edilen ve davacı tarafından ıslah dilekçesinde talep edilen miktardan haksız tahrik nedeniyle ½ oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle 108.074,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak bu indirimin hâkimin takdiri üzerine yapılmış bir indirim olduğundan bahisle reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı-karşı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/1-ğ. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, 326/1. maddesinde kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330/1. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği, son olarak da 332/1. maddesinde yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Davaya konu olayda; asıl davada, her ne kadar ilk derece mahkemesince haksız tahrik indiriminin hakimin takdiri üzerine yapılmış bir indirim olduğu ve bu nedenle davalı-karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmiş ise de haksız tahrik indirimi hakimin takdiri üzerine yapılmış bir indirim değildir. Zira davaya konu olayda davacı- karşı davalı kendi kusuru ile zararın doğumuna sebebiyet vermiştir. Bu eylem zararın doğumuna yardım eden ortak kusur niteliğinde olup bu halde hakimin takdiri üzerine yapılmış bir indirimden söz edilemez.
Şu durumda; asıl davada davacının maddi tazminat istemi kısmen reddedildiğine göre davalı-karşı davacı yararına reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı-karşı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı-karşı
davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.