Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/100 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52,53 üncü ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil toplama talepleri reddedildiğinden adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1.Sanığın, Küçükçekmece ilçesinde "Yasemin Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olduğu, müşterisi olan katılanın 550 gr has altınını değerlendirmesi amacıyla sanığa emaneten verdiği, daha sonra işyerini terkederek kaçtığı, bu surette üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Katılanın, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.

5. Uzlaştırma raporuyla, sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

6.Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı eyleminin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkının korunduğu, yine gerekçeleri açıklanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/100 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.