Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/772 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci,52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil toplama talepleri reddedildiğinden adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1.Sanığın, Küçükçekmece ilçesinde "Yasemin Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olduğu, müşterisi olan katılanın 64,93 gr altınını değerlendirmesi amacıyla sanığa emaneten verdiği, daha sonra iş yerini terkederek kaçtığı, bu surette üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanık savunmalarında, suç işleme kastının bulunmadığı şeklinde savunmada bulunduğu belirlenmiştir.

3. Katılanın, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.

5. Uzlaştırma raporuyla, sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

6. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı eyleminin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği, gerekçeleri açıklanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

A.Tebliğname Yönünden
Dairemizin 29.11.2022 tarihli ve 2022/5471 Esas, 2022/19854 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Küçükçekmece'de "Yasemin Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olan sanığın, müşterisi olan katılanın malını idare etmek yetkisinin gereği olarak kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan 64,93 gr altınını, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamede suç vasfından ve basit yargılama usulü yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/772 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.