Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, Çocuk Mahkemesinde yargılanan ...'ın, yanında gelmeleri hâlinde kendilerine 100'er TL vereceği vaadine inanarak onun yanında durup hırsızlık yapılan yere girdiğine, ancak hiçbir şey almadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suça katıldığı kabul edilse dahi eyleminin yardım etme olarak kabul edilmesi ve hakkında TCK 39. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.