B O Z M A Ü Z E R İ N E
Sanık hakkında 18. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; katılanlar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1,50,52/2. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda 18. Ceza Dairesince verilen 03.01.2020 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılanların temyiz sebepleri; husumetli oldukları sanığın huzur ve sükun bozma kastıyla hareket ettiğine, kameranın görüş açısının polis kontrolü öncesi değiştirildiğine, tanık beyanlarına karşı sanığın soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
Yerel Mahkemece, 18. Ceza dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın evinin önüne taktırdığı kameranın görüş alanı ve yönünün, tamamıyla katılanlara ait evin alanını görecek şekilde ayarlanmış olduğu iddia edilerek şikayetçi olunmasına müteakip, sanığın savunmasının aksine sırf katılanların huzur ve sükununu bozma kastı ile hareket ettiğine dair dosya içerisinde her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-c-e maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.