Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile getirilen değişiklikten önceki 103/2, 103/6,35,31/3 ve 63. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/99 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3,103/4,35,62,53. maddesi uyarınca 13 yıl 12 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın hukuken ve usulen doğru olmadığına, atılı suçun soyut iddiadan öteye geçmediğine, tüm delilerin sanık lehine olduğuna, tanık Kaan'ın beyanlarının kendi içerisinde çeliştiğine, olayın kurgu olduğuna, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğuna, sanığın Ardahan Devlet hastanesinde dünyaya gelmesine rağmen hastanenin olumsuz cevap vermesinin hastanede doğduğu gerçeğini değiştirmediğine, bu hususta yeniden rapor alınması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve sanık lehine taktiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına ve diğer hususlara ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Olay tarihi itibariyle mağdurun aşamalarda oyunu kaybettikten sonra sanığın kendisine hitaben "sen anne olacaksın ben baba olacağım şimdi pantolonunu indireceksin pipimi popona değdireceğim" dediğini ve akabinde sanığın pantolonunu indirdirdiğini, kaçmaya çalıştığını ancak hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen Kaan'ın kendisinin kolundan tutarak kaçmasına engel olduğunu, kendisini yere yatırdıklarını, sanığın zorla pantolonunu indirip üzerine abandığını beyan etmesi, raporlar, savunma, tanık ifadeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü mağdura yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınıp, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/3-a, 103/4. maddeleri ve 62. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yukarıdaki gerekçe ile tebliğnamedeki düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.