Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, mahkemece kanun yoluna başvurma süresinin bildirimindeki yanıltma nedeniyle temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; psikolojik sorunlarının olduğuna, bakıma muhtaç birisi olarak adli para cezasını ödeyecek durumu olmadığına ilişkindir.

Sanık P.Er ...'nın; 07.07.2015 tarihinde Gölcük Asker Hastanesi Baştabipliğinden 1 ay hava değişimi aldığı, istirahatinin 06.08.2015 tarihinde bitmesine rağmen birliğine dönmediği ve eylemine başladığı, sanığın 21.10.2015 tarihinde kendiliğinden katılış yaparak eylemini sona erdirdiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

Gölcük Asker Hastanesi Baştabipliğinin 01.12.2015 tarihli ve 6809 rapor numaralı sağlık kurulu raporunda; uyum bozukluğu tanısı konan sanığın askerliğe elverişli olmadığı, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 ve 34 üncü maddelerinden faydalanamayacağı ve madde kullanımın iptila düzeyinde olmadığı tespitlerine yer verilerek münferit hazırlanan ek raporda da sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiştir.
Sanık hakkında tanzim edilen hava değişim raporu, sanığın süresinde Birliğine teslim olmadığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanaklar dosyada mevcuttur.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın, izin süresini geçirmesine ilişkin mazeret olarak ileri sürdüğü hususların askerlik hizmetine üstün tutulabilecek, kanuni ve geçerli mazeretlerden olmadığı gibi, sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı ve cezai ehliyetine ilişkin şüphenin giderilmiş olduğu anlaşılmakla; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.