Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, olayda 6352 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemenin uygulama yerinin olmadığına, bu düzenlemenin 2012 tarihinden önce işlenmiş suçlara uygulanması gerektiğine, ilk derece mahkemesi uygulamasının doğru olduğuna, İstinaf Mahkemesince eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiğine, sanığın ödemeyi kovuşturma aşamasında yapması nedeniyle CMK'nın 223/8. maddesine göre düşme kararı değil, TCK'nın 168/5. maddesine göre indirim uygulanabileceğine yönelik olduğu belirlenerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik verilen düşme kararı hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.