HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2014/156 Esas, 2016/512 Karar sayılı kararı ile

1. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Katılan ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçunun failinin tespit edilmediği, sanık hakkında suç şüphesini gösterecek herhangi bir delil bulunmadığı, suçun unsurlarının sanık aleyhine oluşmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

2. Katılan sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın katılan vekilliği ile sanık müdafiliği görevleri tarafımızca yürütüldüğü, katılan vekili olarak vekalet ücretine hak kazandıkları ancak sanık müdafii olarak vekalet ücretine hak kazanamadıklarından dolayı lehine avukatlık ücreti ödenmesine karar verilmesine ilişkindir.

Katılan sanık ...'nun 34 .. 5045 plakalı aracı için Bakırköy Trafik Tescil Büro Amirliği'ne müracaat etmesi nedeniyle evraklarda yapılan incelemede BS 229... seri nolu araç tescil belgesinin zayiden düzenlendiği ve sistemde aracın 3 kişilik olduğu halde ruhsatta yapılan kazıntı ile 5 kişilik ibaresinin yazıldığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 01.04.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre, 5 rakamının evvelce aynı yerde bulunan rakamın silinmesinden sonra husule getirildiği, Bakırköy Trafik Tescil Büro Amirliğinin 22.03.2013 tarihli tutanağına göre, aracın sistemde 3 kişilik olarak kayıtlı olduğu, katılan sanık ... alınan savunmasında, ruhsat işlemlerini sanık ...'e yaptırdığını beyan ettiği, sanık ...'in ise suça konu aracın zayi işlemini trafik tescil büro amirliğinde yaptırdığını ancak suça konu eylemi gerçekleştirmediğini savunmuştur.

1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Aynı dosya kapsamında sanık ... müdafisi bulunduğu ... lehine diğer sanık ... aleyhine bir kez avukatlık ücretine hükmedildiği ve bir dosyada bir kişi lehine ancak bir kez avukatlık ücretine hükmedilmesi mümkün olduğundan başka bir ifadeyle sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden sanık ... hakkındaki beraat hükmüne binaen ikinci kez avukatlık ücretine hükmedilmesine yönelik talep usul ve yasaya uygun olmadığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Sanık ... Müdafisinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Gerekçeli karar başlığında 20.12.2012 olarak hatalı yazılan suç tarihinin suça konu tahrifat yapılan motorlu araç trafik tescil belgesinin tescil tarihi olan 04.01.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2014/156 Esas, 2016/512 Karar sayılı kararında Katılan sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.