Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin kovuşturma evresinde beyanının alındığı 22.06.2015 tarihindeki duruşmada on altı yaş içerisinde bulunduğu ve ifadesinde mevcut şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1,3-f, 5,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 73 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin annesinden ve polislerden korktuğunu beyan ederek ilk ifadesinde sanığın kendisine cinsel eylemlerde bulunduğuna dair beyan verdiğini söylediğine, kovuşturma aşamasında sanığın askerde bulunması nedeniyle mağdure ve yakınlarını etkileyerek beyanlarını değiştirmeye yönelik hareketlerde bulunamayacağına, mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, olay yerinde sanığın parmak izinin tespit edildiği cips poşetinin sanık ve mağdurenin orada bulunduğuna ancak atılı suçun gerçekleştiğine dair delil olarak değerlendirilemeyeceğine, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, bozulmasına ve sair hususa ilişkindir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin kovuşturmada 22.06.2015 tarihindeki duruşmada on altı yaş içerisinde bulunduğu ve mevcut şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümün açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteklerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönününden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.