Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile, sanığın, 2013 yılı son aylarında katılanın evine girdikten sonra katılanı tehdit edip, parmağını katılanın ön cinsel bölgesine sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, 22.05.2014 tarihinde de yine katılanın evine girip, katılanı kasten yaraladıktan sonra katılanı zorla öpmek ve katılanın vücudunu okşamak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, cinsel saldırı, tehdit, hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali (2 kez) suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, dosyada yeterince delil bulunduğuna yöneliktir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mahkemenin eksik inceleme sonucu karar verdiği ve sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine yöneliktir.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından Mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.