Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2013/173 Esas, 2014/182 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;

a. Sanık ... hakkında diğer sanıkla beraber bir eve götürdüğü mağdureyle öpüştüğü sabit olduğundan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5,62,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5,62,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ve aynı suçtan beraatine karar verilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın mağdureyle cebir, tehdit içeren veya iradeyi etkileyen bir etken olmaksızın öpüştüğü olayda sanığın eyleminin kısa süreli, ani, ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tespit edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının değişmediği gözetildiğinde, Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında hükmün tefhim edildiği 10.06.2014 tarihli duruşmada kısa kararın "A-1" bendinde ".... Sanık ...'ın ...'a yönelik hürriyeti tahdit suçlarından Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-(e) maddesi gereğince beraat" şeklinde hüküm tesis edilip, aynı sanık hakkında "E-1" bendinde ise mahkumiyet hükmü kurularak, hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.