İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hendek 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2019 tarih ve 2018/678 Esas, 2019/341 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; olayda kusuru ve hatası bulunmadığına, hakaret etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, çevreye rahatsızlık verdiğinden bahisle olay yerine gelen ve kendisine müdahale eden jandarma görevlisi şikayetçilere hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesince; sanığın ikrarı, CD çözümleme tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ancak sanık hakkında atılı suçtan 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, taksitlendirme işlemi yapılırken 1.020,00 TL adli para cezasının sanıktan 24 eşit taksitle alınması usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte bu hukuka aykırılığın esasa etkili olmayıp düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği kabul edilerek hükmün "8-" bendinde bulunan "1.020,00 TL" ibaresinin kaldırılmasına, yerine; 8.840 TL" bölümünün eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., ... ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., ... ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü, sanığın söylediği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; olayın oluş şekli, söylendiği bağlam, olayın öncesi-sonrası, söyleniş şekli ve söylenilen kelimeler bütünüyle değerlendirildiğinde şikayetçilerin ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle karar hukuka bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.