İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla uygulanması zorunlu olan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde belirtilen hükmün kesin nitelikte olduğu, bu hüküm hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı gözetilerek, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası birlikte dikkate alındığında; 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen, sanığa yüklenen suçun üst sınırı 100 gün adli para cezası olup, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100 TL üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000 TL adli para cezasını geçmeyeceği, dolayısıyla bu suçtan verilen beraat hükmünün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kesinlik sınırının altında kalacağı ve temyiz olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.