Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar, 23.11.2000 tarihinde kesinleşen kararla boşanmışlar, 12.10.1995 doğumlu O.velayeti davacı anneye verilerek, Temmuz ayı boyunca baba ile kişisel ilişki tesis edilmiştir. Davacı kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. Boşanma kararının kesinleştiği tarihten, dava açıldığı tarihe kadar baba ile çocuk arasında süreklilik arz eden fiili bir kişisel ilişki kurulamamıştır. Pedagog; anne, baba ve çocuk ile görüşerek hazırladığı raporunda; çocuğun ailesinden uzun süreli ayrılık durumunda psikolojik olarak olumsuz etkileneceğini, babasını görmek istemediğini belirtmesine rağmen, baba ile uzun süreli aynı ortamda kalma durumunda babaya karşı kızgınlığının zaman içerisinde azalmasından ziyade artacağı ve babası ile görüşmeye hazır olmadığı, babası ile nitelikli zaman geçirdiği takdirde hazırlık sürecini atlatabileceği, baba ile yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağını belirtmiştir. Baba tarafından 20.07.2012 tarihinde kurulmak istenen kişisel ilişkide de, çocuk babasıyla görüşmek istemediğini, gitmeyeceğini beyan ettiğinden kişisel ilişki de kurulamamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde pedagog raporu da dikkate alınarak yatısız olacak şekilde uygun süreli kişisel ilişki tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.12.2012(Pzt.)