Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından, davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine; Dairemizce hükmün davanın reddine ilişkin bölümü onanmış, Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca davacı yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesine yönelik bölümü ise bozulmuştur. Davanın reddine ilişkin hüküm 04.06.2006 tarihinde kesinleştiğinden, mahkemece bu konuda yeniden hüküm kurulması esasa etkili olmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır. Ne var ki; mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmekle birlikte; bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyma kararı verildiğine göre, yapılacak yargılama sadece Türk Medeni Kanununun 169. madde uyarınca hükmedilebilecek tedbir nafakasına münhasır olup; artık nihai nitelikte bir kararla, dava tarihinden davanın reddine ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar olacak şekilde davacı yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken; boşanma davası devam etmediği halde ara kararıyla tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş,bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.12.2012 (Pzt.)