Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; velayeti kendisine bırakılan çocukla davacı arasında tesis edilen kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların, hükme esas alınan boşanma protokolünde, velayeti davalı anneye bırakılan müşterek çocukla davacı (baba) arasında kişisel ilişkinin zamanı ve süresi konusunda anlaştıkları görülmektedir. Mahkeme protokolde kararlaştırılandan farklı bir düzenlemeye gittiğine göre, bu konuda protokoldeki düzenlemeyi uygun görmemiş demektir. Kuşkusuz düzenlemeyi hakimin uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocuğun menfaatini göz önünde tutarak önüne getirilen anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK.m.166/3). Ancak hakimin gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca da kabulü gerekir. Hakimin protokolde kararlaştırılan kişisel ilişkiye dair düzenlemede düşündüğü ve gerekli gördüğü değişiklik konusunda tarafların beyanı sorulmadan değişikliğin tarafların durumuna ve çocuğun menfaatine uygun olup olmadığı tespit edilmeden kişisel ilişki konusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Temyiz edilen hükmün temyiz sebebine münhasır olarak BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 17.12.2012 (Pzt.)
Kişisel ilişki konusunda tarafların görüşü alınmadan karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.
Kişisel ilişkide değişiklik önerisi taraflara sorulmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceği ise izahtan varestedir.
Hem bu yasaya aykırılığa işaret edip bir yandan da temyiz istemini kişisel ilişki ile sınırlayarak olmadığı halde "anlaşma" varmış gibi hükmün boşanma hükmünün kesinleşmesine sebebiyet vermek izahı olanaksız bir çelişkidir.
Değerli çoğunluğun Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmünün lafzına ve ruhuna aykırı uygulamasına katılabilmeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi hükmü izin vermemektedir.