Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma kararı verilip temyiz incelemesi sırasında davalı kocanın 14.12.2008 tarihinde ölümü üzerine boşanma kararı, ölüm ile evliliğin sona erdiği ve bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma sonrasında davalı koca mirasçıları yargılamaya katılarak davacı kadının kusurlu bulunduğunun Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi gereğince tespit edilmesini istemişlerdir. Davacı vekili bunun üzerine davadan feragat etmiş, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Boşanma davası sırasında, davalı kocanın ölümü üzerine evlilik ölümle sona ermiştir. Boşanma davası konusuz kalmış ise de; mirasçıların talebi nedeniyle davacının kusurunun belirlenmesi yönünden karar verilmesi gerekir. Davacı kadının davasından feragat etmesi açıklanan nedenlerle sonuç doğurmaz. Kusur tespiti yönünde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.17.12.2012. (Pzt.)
Davalı erkek eşin 14.12.2008 tarihinde ölümü ile davacı kadın eş 14.12.2008 tarihinde “kendiliğinden” davalı erkek eşin yasal mirasçısı olmuştur. Mirasbırakan erkek eşin ölümü tarihinde davalı eşin ölümü Halide mirasçılarının davaya devam etmesini öngören bir yasal düzenleme olmadığından davalı eşin ölümü üzerine davacı eşin yasal mirasçılığı ve devam eden boşanma davasının “konusuz” kaldığı çekişmesizdir.
Davalı erkek eşin 14.12.2008 tarihinde ölümü ile “DEVAM EDEN” bir boşanma davası kalmadığı için 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı yasa ile Türk Medeni Kanununun 181/F.II hükmünde gerçekleşen değişiklik ancak, 14.04.2011 tarihinden sonra gerçekleşen davalı eşlerin ölümü vakıasında uygulanabilir.
Değerli çoğunluğun DAVACI EŞİN yasal mirasçılığının kesinleşmesi VAKIASINA rağmen devam eden bir evlilik, devam eden bir boşanma davası varmış gibi davalı eşin mirasçılarına davaya devam hakkı vermesi ölüm tarihinde yürürlükte olan NORMATİF düzenlemelere açık aykırılık oluşturur.
Eşler arasındaki evlilik birliği 14.12.2008 tarihinde davalı eşin ölümü ile SONA ERMİŞ, boşanma davası 14.12.2008 tarihinde KONUSUZ KALMIŞ ve 14.12.2008 tarihinde yürürlükte olan Türk Medeni Kanununun 181. hükmüne göre davacı eşin yasal mirasçılığı kesinleşmiştir.
Değerli çoğunluğun farklı düşüncesine katılabilmeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi izin vermemektedir.