Tebliğname No: 4 - 2011/11550
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanığın koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan M.. Ç..'un karar başlığında katılan yerine müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen beraet hükmü usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Hakaret suçuna ilişkin hükmün incelenmesinde ise;
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin "sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmiş olması" nedeniyle şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan para cezasına çevrilmiş sabıkası bulunmakla bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın cep telefonundan yaptığı telefon görüşmesi sırasında “müdürüm buraya gönderdiğiniz polis bozuntularını geriye alın, bunlar işlerini bilmiyorlar, bilgi vermiyorlar” demek sureti ile hakaret ettiği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da dinlenen tanıklardan M.. A.. ile A.. G..’in sanığın belirtilen şekilde hakaret ettiğini beyan ettikleri halde, tanıklar Sinan .. ve Alaattin ..’in bu beyanları doğrulamadıkları gibi bilakis katılanın sanığa hakaret içeren
sözler sarfettiğini belirtmeleri karşısında, sanığın katılana hakarette bulunduğu iddia olunan telefon görüşmesini yaptığı ve dosya kapsamı ile Remzi İnceler olduğu anlaşılan kişinin tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, yine sanığın 11/03/2010 tarihli celse öncesi sunduğu birtakım belge, fotoğraf ve CD’den oluşan delillerinin yasal delil niteliğinde olup olmadığı saptandıktan sonra hükme esas alınan mevcut tüm delillerin hükmün gerekçesinde değerlendirilmesi, belirtilen tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılacak kanaat ile sabit görülmesi halinde sanığın suç oluşturan eylemi hakkında TCK'nın 129. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.