Tebliğname No: 7 - 2013/46829

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sanığın duruşmada bildirdiği adrese gerekçeli karar gönderildiği tespit edilmekte ise de, tebligat parçası dosyada bulunmadığından iade sebebi de bilinemediğinden, aynı adreste Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun yapılmadığı anlaşılmakla, eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine sanığın temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek 30/06/2011 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
Kaçakçılık suçlarında, yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu gözetilmeden, sanığa gümrüklenmiş değerin kamu zararı olduğu bildirilerek bu zararı ödemediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan engel sabıkası olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile karar verilmesi bozma nedeni yapılmamıştır.

1-Adli sicil kaydına göre sanığın sabıkasına konu ilamların sadece adli para cezası olduğu cihetle; sabıka kaydındaki ilamların tek başına ertelemeye engel teşkil etmeyeceği düşünülmeden, yasal ve yeterli olmayan “Sanığın geçmişte üç aydan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılmış olması karşısında ...” şeklindeki gerekçe ile 5237 sayılı Yasanın 51 .maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,

2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, anılan yasa maddesinin 3. fıkrasının "Mahkum olduğu hapis cezası
ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

3-Kaçak petrol ürünün sadece 5015 sayılı yasanın Ek 5/l.maddesi-son cümlesi gereğince müsaderesi yerine, yazılı şekilde 5015 Sayılı Yasanın Ek 5/1 maddesinin son cümlesi ve TCK 54. Maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyannca BOZULMASINA, 27.05.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.