İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2018 tarih, 2018/67 Esas, 2018/244 sayılı Kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; dosya kapsamı itibarıyla sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin, somut her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, icra dosyasının borçlusunun müvekkilinin babasının olduğuna, bu durumun uzun bir süre telefonda izah edilmesine rağmen evin önünden ayrılmadıkları bunun üzerine sanığın evine gittiği, bu durum nedeniyle komşularına karşı mahcup olduğuna, müvekkilinin hakaret içeren bir söz söylemediğine, yetersiz gerekçeyle lehe hükümlerin uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinde Kaynarca İcra Müdürü katılan ..., şikayetçi avukat katibi olan ... ile tanık taksi şoförü İ.İ.'nin birlikte haciz işlemleri için ilgili haciz dosyasında borçlu olan ... 'nun adresi olarak gözüken ikamete gitmeleri sebebiyle sanığın şikayetçi ile katılana yönelik "Siz kimsiniz, buraya niçin geliyorsunuz, o... çocukları, s. olun gidin." dediği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, şikayetçi ve katılanın aşamalardaki beyanları ile tanık İ.İ.'nin beyanlarına, 23.11.2017 tarihli haciz tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, şikayetçi ve katılanın aşamalardaki beyanları ile tanık İ.İ.'nin beyanlarına, 23.11.2017 tarihli haciz tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediğine, tekerrüre esas alınan ilamın yerine getirme tarihi olan 13.04.2015 itibarıyla tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulunun oluştuğuna, sabıka kaydı ve suçlu kişiliği değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Eylemin birden fazla kişiye karşı işlendiğinin kabulüne karşın, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe istinaf ve temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesi'ne Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.