SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile

1. Sanık ... hakkında,

a. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinini birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 426.640,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. ... hakkında,

a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 187.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Sanık ... hakkında,

a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, neticeten hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 29.160,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,

4. Sanık ... hakkında,

a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, neticeten hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 50.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,

5. Sanık ... hakkında,

a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, neticeten hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 50.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,

Karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, sanığa yüklenen sahtecilik suçunun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğünde, dolandırıcılık suçunun unsurlarının olışmadığına,

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve inceleme sonucu delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, adli para cezasının miktarının belirlenmesinde hesap hatası yapılarak fazla cezaya hükmedildiğine,

3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığa verilen cezanın yersiz olduğuna, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,

4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme sonucu delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine,

5. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Arpaçay Lisesi Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanık ...'nın 22.08.2008 tarihinden itibaren okul mutemet yardımcısı, 04.02.2009 tarihinden itibaren ise muhasebe memuru olarak görevlendirildiği, bu görev kapsamında Arpaçay Mal Müdürlüğü ile resmi yazışmaları takip ettiği, sanık ...'nın daha önceden Arpaçay Lisesi Müdürlüğünün mal satın aldığı diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ve temyiz dışı sanıklar A.Ç. ve N.Y ile anlaşarak gerçekte mal satın alınmadığı hâlde bu kişilerden temin ettiği ve içeriği itibarıyla sahte olarak düzenlenmiş faturalara istinaden çalıştığı kurumun amirlerinin haberi olmaksızın sahte ödeme emri belgeleri ve eklerini hazırlayıp Arpaçay Mal Müdürlüğüne teslim ederek fatura sahiplerine, mal teslimi olmaksızın doğrudan temin yoluyla yapılan sözde alımlarla menfaat karşılığı haksız ödeme yapılmasını sağladığı; ayrıca sanık ...'nın Arpaçay Lisesinde kalan yatılı öğrencilerin harçlıkları için okul yönetimince 2012 yılında mutemet olarak tayin edildiği, bu görevlendirmeden faydalanıp 2012 yılı içerisinde sahte olarak düzenlediği ödeme emri belgeleri ve ekleri ile kendi hesabına para yatırılmasını sağlayarak haksız menfaat elde ettiği iddia ve kabul edilmiştir.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve sanıklar hakkındaki söz konusu kararlara yönelik yapılan itirazların merciince incelenerek karara bağlanmış olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

1. Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde gösterilen hak ve yetkileri kötüye kullanarak işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince infaz aşamasında cezasından mahsup edilmesi mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlıklarının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Örneğin, o kuruma ait bir belge, kimlik, amblem, kıyafet, resmi araç vs. kullanılması gerekir. Bu açıklamalar değerlendirildiğinde; somut olayda, iştirak iradesi içerisinde hareket edip hileli davranışlarla kamu kurumu zararına olarak haksız menfaat elde ettikleri anlaşılan sanıkların, yüklenen suçu işlerken hangi kamu kurum ve kuruluşunun hangi maddi varlığını kullandıkları gerekçeli kararda ayrıca tartışılıp gösterilmeden yetersiz gerekçeyle, sanıkların hem kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu hem de kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin kabul edilmesi,

2. Kabule göre de;

a. Sanık ... hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi uyarınca adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle elde edilen haksız menfaat tutarının 86.759,50 TL olduğu, adli para cezasının miktarının belirlenmesinde bir gün karşılığının 20.00 TL olarak takdir edildiği nazara alındığında; temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca alt sınırdan belirlendiğinin belirtilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının 8.676 yerine 9.000,00 olarak takdir edilmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

b. Sanık ... hakkında 20.000,00 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında artırım ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken neticeten 22.221,00 gün yerine hesap hatası sonucu 21.332 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,

c. Sanık ...'nın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerinin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararırına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.