İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.07.2018 tarih, 2018/50 Esas, 2018/615 sayılı Kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, CD çözüm tutanağında ses kaydının olmadığına, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak mahkûmiyetine karar verildiğine, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde, şikayetçiler ... Y. ile ... G.'nin Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptıkları; sanığın sahibi olduğu işletmede gürültü yapıldığı ihbarı üzerine yapılan denetimlerde sanık hakkında işlem yapmak istediklerinde, sanığın şikayetçilere yönelik "İşletme sahibi benim ne olacak, siz kim oluyorsunuz da size ruhsat vereceğim, siz kim olduğumu biliyor musunuz, sen karaktersizsin, bu memurlar ne istiyor, geleyim ne yapacaksınız, ben iş yerimi istediğim zaman açarım ve istediğim zaman kapatırım, istediğim zaman alkol alırım istediğim zaman sigara içerim, siz karışamazsınız, benim arkamda kim olduğunu biliyor musunuz, siz polisler karektersizsiniz." dediği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, 28.12.2017 tarihli olay tutanağına, sanığın savunmalarına ile şikayetçilerin aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., ... ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., ... ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, şikayetçilere söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.