Sanık müdafiinin 22.06.2020 tarihli dilekçesinin, temyiz talebi niteliğinde olmayıp, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Bölge Adliye Mahkemesince, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyizi; sanığın eyleminin suç teşkil ettiğine bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğuna yöneliktir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mimari proje ve ruhsata aykırı olarak ... sayılı bağımsız bölümdeki kapıcı dairesi olarak ortak kullanılan duvarı yıkıp kapı geçişi açmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince; sanık savunması, yapı tatil zaptı, Belediye encümen kararı ile tüm dosya kapsamına göre mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde temin edilen 08.05.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda söz konusu imalatın binanın taşıyıcı sistemine zarar vermediğinin bildirilmesi sebebiyle beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılarak suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin Mahkemeye değerlendirilmesi hususunda takdir yetkisi tanınan yeni bir delil ikame etme yoluna gidilmesine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmadan beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, incelemeye konu kararın, sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.